English

Zamanda Yolculuk

10 Nisan 2017

Gelecek, her zaman merak unsuru olmuştur. Neler olacağının tahmin edilemez oluşu insanları cezbetmiş, ona duyulan ilgiyi canlı tutmuştur. Bir yandan takvimin ileride olan yapraklarının neler getireceğini bilmek isterken, öte yandan bulunduğu zaman dilimine de ait olma içgüdüsünden kurtulamaz insanlar. Bu nedenle olsa gerek ki zaman makinesi hayali, olasılıklarla dolu bilim dünyasında adından hep söz ettirmektedir. Geleceğe gidip olan biteni öğrenmek ya da geçmişte gerçekleşmiş olayların aslında nasıl vuku bulduğunu görmek, çekim gücünden kaçmanın zor olduğu fantastik düşüncelerdir. Bunlara tanıklık etme tecrübesini yaşarken, tekrar kendi zamanında varlığını sürdürebileceğinin güveniyle bu anların tadı çıkarılabilir. Peki uyuyarak zaman yolculuğu yapılabilecek olsa kabul edilir miydi?

Bilim-kurgu filmlerinde karakterlerin, yüzyıllar süren bir uykudan uyandığında başka bir zaman dilimine gözlerini açtığını görmüşsünüzdür. Böyle bir teknoloji olsa, uyku bizleri geleceğe götürebilen bir araç olurdu. Zaman akmaya devam edecek, vücut sadece uyanmayı bekleyecekti. Bir sonraki güne uyanıyormuşçasına gözlerimizi açtığımızda bambaşka bir dünya ile karşılaşacaktık. Ancak bu yöntemle geri dönüşü olmayan bir yolculuk yapacak, evren ile birlikte değişen her şeyi en başından kabul etmiş olacaktık.

Her yeni güne başlarken belli bir zaman dilimini geride bırakmış oluruz. Günü üçe böldüğümüzde, bunun bir parçasını sonraki parçaya seyahat ederek geçirmekteyiz. Bu süreyi insan hayatına oranlarsak, ömrümüzün yaklaşık olarak 25 yıllık süresinde zamanda yolculuk yapıyoruz anlamına gelmektedir. Geleceğe yaptığımız bu yolculukta zaman makinemiz, en rahat olduğumuz yer, yatağımızdır. Bizi sonraki zaman dilimine taşırken, aynı zamanda bedenimizin rahatlamasını ve yenilenmesini sağlamaktadır. Zaman makinenizde yerinizi aldıysanız, iyi yolculuklar.